BURHANIYE

BURHANIYE

Antik Çağ’ın adalet, barış, sağlık ve buluşma merkezi olan Burhaniye, “Zeytin Rivierası" olarak anılan Edremit Körfezi’nin şirin bir yerleşim merkezidir.



Yapmadan Dönmeyin:

Mavi bayraklı plajlarına gitmeden

Tarihi yapıları gezmeden

Yaylalarında yürüyüş yapmadan

Sahillerinde balık yemeden

 

Yüz Ölçümü :          426  km²

Nüfus (2018):          60.799

Merkeze Uzaklığı:  93 km      

Batıda Ege Denizi, kuzeyde Edremit, güneyde Gömeç ve Ayvalık, güneydoğuda da Bergama ile komşu olan ilçe, kuzeyinde yer alan Kaz Dağları ile doğu ve güney doğusunda yer alan Madra Dağı arasındaki verimli topraklardan oluşan ova üstünde kurulmuştur.       

 

Denizden ortalama yüksekliği 10 metre olan ilçenin Ege Denizi’ne 17 kilometre uzunluğunda kıyı bandı vardır. Bu kıyı bandında kilometrelerce uzunluğunda ince ve temiz kumlu doğal plajlar yer almaktadır.                            

           

Balıkesir - İzmir - Çanakkale yol ayrımı üzerinde bulunması, hem ulaşımı kolaylaştırmakta hem de ilçenin turistik önemini artırmaktadır.                                

           

Altınoluk’la birlikte Burhaniye - Ören, “Dünyanın oksijen çadırı” olarak adlandırılmaktadır. Burhaniye, kumsalının ışıl ışıl parlamasından dolayı mitolojide “Işık Sahili” olarak geçer. Hatta Tanrıça Hera’nın, İda Dağları’ndan gelip, bu ışıl ışıl kumsalda güzelliğine güzellik kattığı rivayet edilir.                                                    

           

Burhaniye’nin geçmişine yolculuk edecek olursak bilinen ilk yerleşim yeri bugünkü İskele mevkisi yakınlarında Anahor veya Pidasus adlarıyla anılan şehir ile başlar. M.Ö. 1443 yılında, ilk kez Mysia bölgesi halkı tarafından inşa edilmiş olan kent, Antik Çağ’da Adramytteion’a bağlı olarak kalmış ve tarih boyunca Adramytteeion ile birlikte anılmıştır. Adramytteion adı Lidya Kralı Krezüs’ün kardeşi Adramys’ten kaynaklanır. Adramys, savaşlarda harap olan kenti yeniden inşa ettirmiş ve kendi adını vermiştir.                              

           

Tarih kitapları Edremit Körfezi’nin çok eski çağlardaki en önemli yerleşim yerinin Eski Edremit diye bilinen, bugünkü Ören İskelesi yanında bulunan Karataş mevkisinden itibaren 8 kilometrelik bir daireyi kapsayan Adramytteion olduğunu yazar. Tarihçiler Adramytteion’un civarında Troya, Pergamon ve Taip gibi ünlü şehirlerin bulunduğunu, o devirde bölgedeki tek Anayasa Mahkemesi’nin Adramytteion’da olduğunu ve kentin “Hukuk Merkezi” olarak anıldığını belirtirler.

           

Romalıların istila devrinde Edremit ile birlikte Roma İmparatorluğu topraklarına katılmış olan kent, bu devirde kültürel bakımdan çok önemli bir yerde bulunmaktaydı. Daha sonraları Bizans İmparatorluğu egemenliğine giren şehir bu dönemde önemini giderek kaybetmiş ve bu topraklar üzerinde sık yaşanan savaşlardan dolayı günümüze çok az sayıda tarihi eser kalmıştır.                                                          

 

Selçuklu İmparatorluğu’nun yükselme devrinde bu imparatorluğun egemenliğine giren kente, Selçuklu İmparatoru Kılıç Aslan tarafından Sınır Komutanı olarak Taylı Baba gönderilmiş; Taylı Baba bölgeyi Bizanslılardan tamamen temizlemiş ve dağınık halde yaşayan halkı bugünkü Taylıeli köyünün olduğu yerde toplayarak burayı kendine merkez yapmıştır. Ancak bölgenin dağlık ve genişlemeye elverişsiz olması yüzünden Taylıeli halkını daha sonra bugünkü Memiş Mahallesi’nin olduğu düzlüğe taşımıştır

 

Selçuklular’ın dağılması ile Karesioğulları’nın eline geçen kent, 1323 yılında da Osmanlı İmparatorluğu’na bağlanmıştır. 1484 yılında ise bugünkü Kızıklı Mahallesi’ne doğru uzanan Su Kemeri’ne atfen Kemer adını almıştır.

 

1866 yılına kadar Edremit’e bağlı bir bucak olan kent, 1867 yılında bağımsız ilçe olmuştur.

  1. yüzyılda Sultan Abdülhamit zamanında oğlu Burhanettin’in adına atfen ilçenin adı Burhaniye olarak değiştirilmiştir.

           

Milli Mücadele döneminde tüm Ege Bölgesi ile birlikte işgale uğrayan Burhaniye 8 Eylül 1922’de kurtulmuştur.                                                 

           

Adramytteion Antik Kenti, Eski Edremit olarak bilinen tarihi kent Adramytteion’un yerleşim alanı olan Ören’de bugün o devirlere ait tarihi kalıntılara pek rastlanamamaktadır. Bunun nedeni de, şehrin tarih boyunca sık sık istilaya uğrayıp savaşmak zorunda kalması ve 1090 yılında tamamen terk edilmesidir.

           

Arkeolojik çalışmalar sonucu Ören’in tamamına yakın kısmı ile çevresindeki geniş bir arazinin antik kentin kalıntılarıyla kaplı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bunun üzerine Ören’in belli bir kısmı sit alanı kapsamına alınmıştır.

           

Edremit Körfezi’nin güneyindeki Madra Dağı’nın eteklerinde, özellikle de Burhaniye ilçesinde yoğun şekilde karşılaşılan Kaya Sunakları, plan bakımından Antik Çağ tapınaklarından farklıdır. Temel Antik dini merkezler, tapınak yapılarını barındırırken; Kaya Sunaklarının bulunduğu alanlarda ise, en azından bugüne kalacak kadar sağlam dini yapılara önem verilmemiştir.

           

Bunun nedeni, Kaya Sunakları’nın temsil ettiği dinsel düşünüş tarzının doğayla bütünleşmeyi gerektirmesi ve merkezinde bir Ana Tanrıçanın olduğu bu dinin, Ana Tanrıçayı Kaya Sunağı ile özdeşleştirmesidir.

           

Kaya Sunakları, Cilalı Taş Devri’nden beri var olan tanrılaştırılmış doğa ve bereket inancının en güzel örnekleridir.

 

Hisarköy Kaya Sunağı, Bahadınlı Köy, Dedekaya, Anatanrıça Kült, Bahadınlı Köy İnkaya Mağarası, Börezli Köy Fugla Tepe, Dutluca Köy Deliktaş Kaya Sunağı ve Pelitköy Harmankaya Mağarası bu konuda büyük tarihsel önemi olan yerlerdendir.                              

           

Yaklaşık 150 yıllık olduğu tahmin edilen Şahinler Köy Camii; Türk-İslam aleminde, içerisinde eski hat örnekleri olmayan, buna karşın köy mezarlığı ve çeşitli doğa ve meyve fresklerinden oluşan süslemeli kubbesiyle çok ayrı özellikte bir camidir. 1993-94 yıllarında Vakıflar Müdürlüğü tarafından Kültür Bakanlığı Anıtlar Yüksek Kurulu denetiminde restore ettirilmiştir.

           

Hanay Cami, 1743 yılında Hacı Ali Ağa tarafından yaptırılan caminin altından yol geçerken, yolun iki yanında da işyerleri bulunuyor. Burhaniye’de, 270 yılı aşkın süredir kesintisiz ibadet yapılan cami ilginç mimarisiyle de dikkat çekiyor. Taban ve tavanı ahşap olan caminin cemaati de oldukça fazla. Caminin yıpranan ahşap bölümleri yenilenirken, iç ve dış boyası da tazelendi. Minaresinde de eskiyen tuğlaları da yenilendi.

           

Ağacıkköyü Cami, son dönem Osmanlı mimari süslemelerini yansıtması açısından önemli bir yapıdır. Barok, rokoko, neo-klasik ve ampir süslemeler bir arada görülmektedir. Bu süslemeler, alçıdan yapılmış olanlar ile duvar resimleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Cami, plan açısından batılılaşma dönemi etkisi göstermemektedir

           

Pazarbaşı Hamamı, yapının üzerinde herhangi bir kitabe yoktur fakat 1847 –1922 yılları arasındaki Karesi Salnameleri’ni derleyen Abdülmecit Mutaf’ın kitabında Burhaniye ilçe merkezinde 20. yüzyılın başlarında bir adet hamam kayıtlıdır. Burhaniye’nin en büyük ve en bilinen hamam yapısı da Pazarbaşı Hamamı olduğu için sözü edilen yapı olması olasıdır.

           

Ören, temiz denizi, plajı ve yemyeşil dinlenme tesisleri ile Ören, ilçe merkezinden denize doğru 4 kilometre mesafede bulunmaktadır.                                

           

Yalnızca tarihi değil aynı zamanda doğal sit alanı olan Ören’deki asırlık palamut ağaçlarının, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tek tek numaralandırılarak koruma altına alınması ile “Yeşil Ören” kimliği de güvence altına alınmıştır.                             

           

Tertemiz suyu ve ince kumu ile ünlenen Ören Plajı, 2000 yılından beri bu ünün Avrupa Çevre Eğitim Vakfı (Feee) tarafından verilen ve artık tüm dünyada “Denize Girilebilirlik Ölçütü” olan Mavi Bayrak ile tescil ettirmiştir.                                

           

Pelitköy, ilçenin güneyinde İzmir-Edremit karayolunun 2 kilometre içerisinde yer alan sahil mahallesidir. Çok büyük bir bölümzeytinliklerle kaplıdır. 12 kilometre sahil şeridi, yazlık konutları ve içilebilecek kadar temiz olduğu tespit edilen zeytinyağı ile birçok insanın tercih ettiği yerdir Pelitköy.

           

Her yıl ocak - şubat aylarında yapılan “Pelitköy Zeytin ve Deve Güreşleri Festivali”nin yaklaşık 200 yıl kadar bir geçmişi vardır. Müsabakalara yüzün üzerinde deve katılmaktadır. Festival kapsamında halk konserleri ile deveciler gecesi görülmeye değerdir.                  

           

Taylıeli, Burhaniye’nin en şirin mahallelerinden bir tanesi. İskele’ye 1,5 km mesafede, körfeze hâkim bir tepede kurulu olan bu mahalle “Taylı Baba’nın Köyü” olarak da anılıyor. Aynı zamanda Kuzey Ege Bölgesi’nin 5.000 kişilik kapasitesi ile en büyük amfi tiyatrosu Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapımı tamamlanarak hizmete girdi.

           

Madra Dağı’nda gün batımını seyretmek için en ayrıcalıklı yerlerden birisi olan Dutluca’da şifalı içmeleri ve Damlarca Suyu, Deliklitaş Kaya Sunağı, treking için uygun parkurları vardır.  Cilalı Taş Devri’nden bu yana var olan Burhaniye bölgesindeki kaya sunaklarından bir tanesi Dutluca köyünde bulunuyor: Deliklitaş. Dutluca turizmini hareketlendiren en önemli etkenlerden bir tanesidir.                                                

           

Kuvayı Milliye Kültür Müzesi, Arkeolojik ve Etnografik olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Alt katta “Seramik Eserler ve Cam Eserler” bölümü bulunuyor. Arkeoloji bölümündeki eserlerin çoğunluğu Dr. Özkan Arıkantürk’ün koleksiyonuna ait eserlerdir. Adramytteion şehri ve ona komşu olan çevredeki Antik kentlere ait pek çok arkeolojik malzeme örneğini burada görebilirsiniz.

           

Bizim Köy Müzesi (Hareketli ve Sesli Etnografya Galerisi), Nurdaş YILMAZ tarafından Burhaniye ilçesinde Öğretmenler Mahallesi yakınındaki E-87 Karayolu üzerinde 300 metrekare kapalı alana kurulan müzede sergilenen hareketli unsurlar ve figürler marifetleriyle ziyaretçilerini etkilemektedir. Anadolu kültür ve yaşantısının nostaljik unsurlarının birebir boyuttaki sesli ve hareketli mankenlerle canlandırıldığı bir etnografya galerisidir.

           

Anadolu’da köy odasından tutun el hızarı, bileyici, su ile çalışan un değirmeni ve hayvan sağımına varıncaya kadar çeşitli kültürel unsurların canlandırıldığı Bizimköy, Türkiye’nin “İlk Sesli ve Hareketli Etnografya Galerisi” olma özelliğini de taşıyor.                                                                                                                                   

İlçede düzenlenen festival- şenlik ve önemli günler şöyledir: Uluslararası Zeytinyağı Festivali (ocak ayının 3. haftası),Turizm Kültür ve Sanat Festivali (haziran ayının son haftası), Atatürk’ün Burhaniye’ye Gelişi (13 Nisan), Kabotaj Bayramı (1 Temmuz), Yağlı Pehlivan Güreşleri (25 Mayıs), Burhaniye’nin Kurtuluşu (8 Eylül)            



Yapmadan Dönmeyin:

Mavi bayraklı plajlarına gitmeden

Tarihi yapıları gezmeden

Yaylalarında yürüyüş yapmadan

Sahillerinde balık yemeden

 

Yüz Ölçümü :          426  km²

Nüfus (2018):          60.799

Merkeze Uzaklığı:  93 km